| ||||||||||
|
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Yağlı Güreşin Tanıtımı. A.Özak
Türkler Orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken kendileri spor kültürlerini de beraberlerinde taşıdılar. Bu kültür ilk Selçuklularla birlikte tüm Anadolu’ya yayıldı. Yağlı Güreşin Tanıtımı. A.Özak Türkler Orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken kendileri spor kültürlerini de beraberlerinde taşıdılar. Bu kültür ilk Selçuklularla birlikte tüm Anadolu’ya yayıldı. Bu arada çok sayıda güreş tekkesi (kulübü) açıldı. Pehlivan sözcüğü Farsça’dır. Cesur, yürekli, yiğit, zabit, iri vücutlu ve doğru sözlü kimseye denir. Pehlivan, savaş kahramanlarına da verilen addır. Tarihimizde güreşten başka spor dallarında da başarılı olan kimselere “pehlivan”, denmiştir. Milletimiz erkeği, kadını ve çocuğuyla güreşi sever. Güreşçiye saygı duyar. Şüphesiz ki bu sevgi bir milletin ruhundaki kahramanlık ve savaşçılığı; spor yönüyle görmesinden kaynaklanmaktadır. Osmanlı Padişahları, güreşi sevmişler ve birçoğu güreş yapmışlardır. Sultan Dördüncü Murat, padişahlığı zamanında kispet giyip güreşirdi. Sultan Abdülaziz’in güreş sevgisi aşırı derecedeydi. Sarayda pehlivanları barındırmış onlarla güreş tutmuştur. Sultan Abdülhamit de Avrupa ve Dünya’ya giden pehlivanlarla yakından ilgilenmiş, huzurunda onları güreştirmiş ve nişanlar vermiştir. “Türk gibi kuvvetli” sözünü pehlivanlarımız bu dönemlerde Dünya’ya ispatlamışlardır. Osmanlılarda sarayda olduğu gibi panayırlarda, düğünlerde, hayır kurumları yararına yapılmış güreş organizelerinde pehlivanlar boy göstermiştir. Yiğitçe güreş yapan pehlivanlar ödüllendirilmiştir. Bu sebepten ötürüdür ki tarihsel bağlar, yağlı ve karakucak güreşimizin milletimiz tarafından sevilmesine ve o sevginin günümüze kadar taşınmasına sebep olmuştur. Yağlı güreşimizin en büyük organizesi olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Ülkemiz ve Dünya Sporu’nda önemli bir yer tutar. Kırkpınar Güreşleri zaman içerisinde modernize edilerek günümüzdeki şekline kavuşmuştur. Edirne’de yapılan Tarihi Kırkpınar Güreşleri’ne çok sayıda yerli ve yabancı basın temsilcileri büyük ilgi ve alâka göstermektedir. Pek çok yabancı gazeteci buradaki izlenimlerini fotoğraflar, röportajlar ve yaptıkları çekimlerle ülkelerine taşımaktadır. Son yıllarda yağlı güreşin Avrupa’da yapılan organizelerine orada yaşayan Türkler ve Avrupalılar büyük ilgi göstermektedir. Yağlı güreşimiz orkestrası (davul, zurna), sunucusu (cazgır), folkloru (pehlivan peşrevi), ve çok sayıda görsel zenginliği ile başlı başına bir ekoldür. Pehlivanın saha içinde yaptığı her eylemin anlamı vardır. Pehlivanların spor kıyafetinden tutun da bu oluşum içerisinde yer alan herkesin kendine ait tarihsel bir giyim tarzı vardır. Çünkü yağlı güreşimiz, bir medeniyet ve tarihin spora yansımalarından birini temsil ediyor. Ünlü Alman dergisi del Spıegel yıllar önce pehlivanlarımızın güreşirken çekilmiş bir fotoğrafını kapak yaparak, “Son Gladyatörler” diye başlık atmıştır. Japonların hiçbir estetiği olmayan birkaç saniye içerisinde sonuçlanan sumo güreşi dünyaya açılırken, olağanüstü seyir zenginliğine sahip olan izleyenlerine birçok görsel güzelliği bir arada yaşatan yağlı güreşimiz yeteri kadar bilinmemektedir. Bir turizmi cenneti olan ülkemizde, yapılan yağlı güreşleri yerli ve yabancı turistler ilgiyle izlemektedir. Bir Japon turizm elçisi, “bizim yağlı güreş gibi sporumuz olsa milyonlarca turisti Japonya’ya çeker, bu sporu Dünya’nın her yerine götürürüz” demiştir. Yağlı güreşimizin Avrupa ve Dünya’ya açılması, Türkiye’nin tanıtımı ve turizmine büyük katkı sağlayacaktır. Nasıl tarih kokan mehterimiz Türkiye’nin tanıtım çalışmalarına katılarak ülkemizin reklamını yapıyor, pehlivanlarımız da yabancı ülkelerin özel günlerinde ve Türkiye’nin tanıtım amaçlı organizasyonlarında bunu güzelce gerçekleştirebilir. Bugün yurtdışında yapılan yağlı güreşi tanıtım çalışmaları çoğunlukla güreş federasyonunun bütçesinden karşılanıyor. Güreş federasyonunun birçok faaliyetini ekonomik sebeplerden dolayı kısıtladığını bilmekteyiz. Hal böyle iken bu yıl çok sayıda pehlivanımız yurt dışına federasyon tarafından gösteri yapmaya götürüldü. Kültür ve Turizm bakanlığı ise bu tip faaliyetlerin yapılacağı en uygun zemindir. Bu amaçla gösteri yapacak işinin ehli bir pehlivan gurubu oluşturulabilir. Her yıl Türkiye’nin tanıtımı için büyük meblağlar harcanıyor. Yağlı güreşin yurtdışında yapacağı gösteri faaliyetleri kültür ve turizm bakanlığının bütçesinden karşılanırsa, güreş federasyonu da rahat edecektir.
Bu haber 797 defa okunmuştur.
|
GALERİ
|
||||||||
|
Copyright Ermeydani.Net 2009 Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||