ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
AMERİKA'DA BEN TÜRKÜM DİYE DOLAŞTILAR...

AMERİKA'DA BEN TÜRKÜM DİYE DOLAŞTILAR...

Tarih 17/Kasım/2009, 11:41 Editör Editör 1

Cihan pehlivanı Koca Yusuf, bir asır sonra yeniden er meydanına çıkıyor. Bugüne kadar cesaret edilemeyen bir projeyi hayata geçiren Tivimedya, Koca Yusuf'un doğduğu

 
Amerika'da ben Türküm diye dolaştılar

Cihan pehlivanı Koca Yusuf, bir asır sonra yeniden er meydanına çıkıyor. Bugüne kadar cesaret edilemeyen bir projeyi hayata geçiren Tivimedya, Koca Yusuf'un doğduğu, büyüdüğü, Fransız, İngiliz, Amerikalı nice şampiyonu yere serdiği memleketlerde cihan pehlivanının izini sürüyor. Belgesel ekibinin ulaştığı gazeteler, Koca Yusuf'un ölümünden sonra Amerikalıların, Yunanlıların hatta Ermenilerin Ben Türküm diyerek ortaya çıktığını yazıyor.

Amerika'da, Fransa'da, Koca Yusuf'un karşısına çıkıp da sırtı yere gelmeyen pehlivan, kalbi dize gelmeyen kadın yokmuş diye anlatırlardı bir zamanlar hatırlar mısınız? Babaannelerin, dedelerin torunlarına anlattığı en taze kahramanlardan biriydi Koca Yusuf. Sonra ne olduysa, yeni nesile cihan pehlivanından geriye sadece bir nam kaldı. İşte o namın peşine düşen genç bir ekip, Koca Yusuf'u, ismiyle, cismiyle, geride bıraktığı anılarıyla vatanına geri getirmek için yola çıktı. Şimdi o yol bitmek üzere… Tivimedya Prodüksiyon tarafından 7 ülkede gerçekleştirilen araştırmalar ve belgesel film çalışmalarının amacı Yusuf İsmail'in destansı hayatını tüm ayrıntılarıyla orta yere serdikten sonra cihan pehlivanının kabrini Türkiye'ye getirmek.

KOCA YUSUF'UN BOYU VE KİLOSU ORTAYA ÇIKACAK

“Koca Yusuf Türkiye'de” adını taşıyan belgesel ve araştırma projesi, yağlı güreşte Türk tarihinin en önemli pehlivanlarından ve ilk Türk Greko-Romen güreşçisi olarak dünya tarihine adını yazdıran Koca Yusuf'un hakkındaki tüm bilinmeyenleri araştırmayı ve eş zamanlı olarak hayatının belgesel haline getirmeyi amaçlıyor. Aslında bu sadece prodüksiyon çalışması değil. Çünkü işin içinde bilim adamları da var, tarihçiler de.. Bir yandan arşiv taraması yapılırken, diğer yandan bilimsel deneylerle Koca Yusuf'un hayatı mercek altına alınıyor. Örneğin 25 Ağustos 2008 tarihinde başlayan ilk arşiv taramaları sonucu 1894-1900 yılları arasında çok sayıda yabancı, gazete ve derginin arşivlerinden Koca Yusuf ile ilgili yazılar ve haber sütunlarına ulaşılmış. Özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan koleksiyonerlerden, Koca Yusuf'un güreşlerine ait çeşitli dokümanları elde ettiklerini anlatan prodüksiyon ekibi, henüz açıklamadıkları bir çok bilgiyi de netleştirmeye çalışıyor. Bilimsel deneylerle Yusuf Pehlivan'ın gerçek fiziki kuvvetinin yanı sıra, Atlantik Okyanusu'nda kaybolan cansız bedeninin Azor adalarına ulaşma ihtimali, belindeki altınların ağırlığı ile yüzüp yüzemeyeceği bilgisi de ortaya çıkarılacak.

SULTAN ABDÜLHAMİD GÖNDERMEDİ Mİ?

Araştırma ekibi, ulaştıkları fermanlarda Koca Yusuf'u güreşçi arkadaşları Filiz Nurullah ve Filibeli Kara Osman ile Fransa'ya bilinenin aksine dönemin padişahı II. Abdülhamit'in göndermediğini anlatıyor. Türkiye'de artık güreşecek pehlivan bulamadığı iddia edilen koca Yusuf üzerinden para kazanmak isteyen Fransız menajer Doublier üç güreşçimizi götürebilmek için Osmanlı hükümetinden izin talep etmiş. Kendisine verilen cevaba göre ise Doublier'den kefalet bedeli istenmiş ve güreşçilerin yurtdışına çıkış ruhsatı verilmiş. Abdülaziz döneminde çok büyük bir değer gördüğü belirtilen güreş sporunun II. Abdülhamit zamanında yeterli değeri görmediği, Koca Yusuf'un da bu yüzden yurt dışına gitmeye karar verdiği belgesel ekibinin iddiaları arasında. Çünkü güreşler azaldıkça güreşçilerin geçim kaynakları ve kendilerini ispat şansları da azalmış. Hatta Abdülhamit'in Mart 1896 tarihli fermanyla Fransa'da güreş tutan Koca Yusuf ve arkadaşları hakkında “Sultan'ın Aslanları” şeklinde bahseden Fransız gazetesi Journal'in ülkeye ithalinin de yasaklandığı görülüyor.

ÖLÜMÜNDEN SONRA TAKLİTLERİ ÇIKTI…

Koca Yusuf'la ilgili belgeselin ortaya çıkardığı en çarpıcı bilgilerden biri de şu. Avrupa ve Amerika'daki güreşlerinde çok büyük bir yer edinen ve bir ekol haline gelen Koca Yusuf'un ölümünün ardından 1900'lere kadar Amerika'da pek çok “Terrible Turk” yani Amerikalıların Koca Yusuf'a taktığı sıfatla “Müthiş Türk” türemiş. Hatta 25 Ocak 1900'de yayınlanan Waterloo Daily Courer gazetesindeki habere göre Farmer Burns isimli bir menajer yanına aldığı bir Amerikalı güreşçiyi Murat Ali ismiyle tanıtmış ve onun gerçek “Terrible Turk” olduğunu iddia etmiş. Belgesel araştırma ekibi, Amerikalı güreş tarihçilerinden aldıkları bilgilere dayanarak, Ermeni, hatta Yunanlı bir çok güreşçinin Türkçe konuşmanın avantajıyla kendini Türk olarak tanıtıp prim yapmaya çalıştığını kaydediyor.

Koca Yusuf'un gücüne dair bir çok efsane var. Ancak en çok bilinenlerden biri şu: Koca Yusuf, o kadar güçlü bir güreşçiydi ki araştırmacı-yazar Orhan Koloğlu'nun da kitabında bahsettiği gibi Amerika'da 41 derece ateşle Charles Wittmer'in karşısına çıkıp 2,5 saat güreşmişti.

GÜREŞİ ERKEN BİTİRMESİN DİYE PARA VERDİLER

Menajerlerinden Tom Cannon'un Yusuf'tan çok kısa süren maçlarının sadece süresini uzatmasını istediği ise yine konuyla ilgili kitaplarda yerini buluyor. Çeşitli defalar yüklüce para teklif eden Cannon, “Her uzattığın dakika için bunlardan kazanacaksın” diyerek Yusuf'a altın öneriyor. Ancak Koca Yusuf, “Allah'ın bana verdiği bu gücü saklayamam” diyerek minderde güreşirken anlaşmayı bozuyor.

571 KİŞİNİN İÇİNDE EN ÜNLÜSÜ

Belgesel çalışmaları sırasında ortaya çıkan bir başka çarpıcı gerçek ise bizi hem gururlandırıyor hem hüzünlendiriyor. 4 Temmuz günü Koca Yusuf'un New York limanından bindiği La Bourgogne transatlantik gemisi, İrlanda bandıralı Cromatyshire isimli gemi ile çarpıştığında saatler henüz sabahın çok erken saatlerini gösteriyor. Olaydan sağ kurtulanların anlattıklarına göre herkesin uyuduğu bir saatte kazanın gerçekleşmesi nedeniyle, gemide bulunan 725 kişiden büyük çoğunluğu birinci sınıfta seyahet edenler olmak üzere 571'i hayatını kaybediyor. Dönemin Newyork Times, New-York Daily Tribune, Chicago Daily Tribune gibi gazetelerine tanıkların anlattıklarına göre ise gemide bulunan İtalyan tayfalar filikalara kimseyi bindirmek istememiş ve hatta bu İtalyan tayfaya karşı Koca Yusuf hançerini çekerek haksızlığa karşı mücadele vermiş. Bazı tanıkların ifadesine göre de Koca Yusuf'un filikalardan birine binmek için gemiden atladığı esnada beline bağladığı güreşlerden kazandığı altınların ağırlığı ile suya batarak boğulduğu ifade ediliyor.

MEZARI AZOR ADALARINDA MI?

Aradan 111 yıl geçtiği halde, bugün adına şarkılar yazılan Koca Yusuf'un ölümü ve geçirdiği son dakikalar hakkında olduğu kadar, mezarının yeri konusunda da birçok spekülasyonlar yapılıyor. Bir iddiaya göre, Amerika'dan kalkan Fransız La Bourgogne gemisinin 4 Temmuz 1898 günü Cromartyshire isimli İrlanda bandıralı yük gemisi ile çarpıştıktan sonra batması sonucu kaybolan Koca Yusuf'un cansız bedeninin, Portekiz'in Azor adaları sahillerine ulaştığı ve bir papaz tarafından gerek üzerindeki kıyafetlerden gerekse boyu posu nedeniyle Koca Yusuf olduğu tahmin edilerek bir kilisenin bahçesine gömüldüğü düşünülüyor.

Koca Yusuf'un maçları canlandırılacak

Yapımcı Sinan Haliç, belgesel film için en büyük hedeflerinden birinin kurulacak platoda Koca Yusuf'un yaptığı önemli maçların hepsini birebir canlandırmak ve kalabalık bir figürasyonla etkileyici bir biçimde sunmak olduğunu söylüyor. New York'un ünlü Madison Square Garden Salonu'nun Türkiye'de kurulmasının önemine değinen Haliç, proje için halen ana sponsorlarını aradıklarını, ancak sponsorluk kavramından söz ederken kurum kültürünü ve projeye katacakları gücü önemsediklerini, bu nedenle geri çevirmek zorunda kaldıkları teklifler olduğunu söylüyor. Koca Yusuf Türkiye'de adını taşıyan projenin nihai hedefi de Yusuf'un mezarını Türkiye'ye getirmek.

Gösteri sporu….

Projenin Yürütücüsü Müge Çalış, Fransa ve Amerika'da güreş müsabakalarının bir gösteri sporu olduğunu hatırlatıyor. Paris'te, bayanların en güzel tuvaletlerini giyerek müsabakalara gittiğini anlatan Çalış, şunları söylüyor: “Koca Yusuf'un Amerika'daki güreşlere bir dürüstlük getirdiğini ve hiç maç satmadığını kaynaklarda görüyoruz. Seyirciler bunu öğrendikten sonra Koca Yusuf'a daha büyük sevgi duymuşlar.”

Haber:
Recep YETER (Yeni Şafak Gazesi)
 
ermeydani.net
 

Bu haber 1908 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Güncel Haber

Albay Seçkin Saruhan CISM Başkanı oldu!

Albay Seçkin Saruhan CISM Başkanı oldu! Grekoromen Güreş Eski A Milli Takımı Teknik Direktörü Albay Seçkin SARUHAN CISM

Gönül Köprüsü'ne Bakan desteği.

Gönül Köprüsü'ne Bakan desteği. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Ankara İl Başkanlığınca hazırlanan ''Gönül Köprüsü'' projesi ...
Fevzi Şeker'in son röportajı.16/Aralık/2011



ANKET

Sizce 2011-2012 Sezonu Büyükler SR-GR Güreş Ligi kaç hafta olmalıdır?








Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Copyright Ermeydani.Net 2009
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi