649. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Seyfettin Selim, 250 bin TL'lik ağalık ücretinin ilk taksiti olan 83 bin TL'yi nakit olarak ödedi.
Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi ile 649. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Seyfettin Selim, ağalık ücretinin ilk taksitinin ödenmesi dolayısıyla basın toplantısı düzenledi.
Sedefçi, Belediye Meclis Salonu'nda düzenlenen toplantıda, 649. Kırkpınar Ağalık ihalesini 250 Bin TL vererek kazanan Seyfettin Selim'in, ağalık ücretinin ilk taksitini şartnameye göre 15 Temmuz'da yatırması gerektiğini, ancak başından geçen üzüntü verici olaylar nedeniyle kendisine süre verildiğini ve kendisinin de verilen süre içerisinde bu taksiti belediyeye nakit olarak verdiğini söyledi.
Başından geçen olaylara rağmen Kırkpınar ağasının ayakta olduğunu vurgulayan Sedefçi, ''Ağamız ayakta. Yine kol kola girerek inşallah 2010 yılında Kırkpınar'ı, 2009 yılından daha da görkemli kutlayacağız. Adalete, hukuka güvenimiz sonsuz. Benim de başımda buna benzer yargılanma olayları var. Ben inanıyorum ki yüzünün akıyla bu olayların içinden çıkacak. Ben kendim için de aynı düşünce içerisindeyim. Yargıya güvenim sonsuz. 2010 yılına kadar aklanacağımı düşünüyorum'' dedi.
Hakkında ulusal ve yerel basında haksız haberler yer aldığını ifade eden Seyfettin Selim de bazı gazetelerin kendisini ''çete ağası'' ilan ettiğini vurguladı.
Hayatında aklına hiç gelmeyecek bir olayın Kırkpınar yağlı güreşleri sonrası başına geldiğini ifade eden Selim, şöyle devam etti: ''Hürriyet Gazetesi, (Kırkpınar Ağası değil çete ağasıymış) diye yazdı. Buna çok üzüldüm. Hepimiz bu memlekette bir şeyler yapmak istiyoruz, bu memleket bizim. Biliyorsunuz Kırkpınar'da güzel şeyler yapmak istiyordum. Başkanımızla, valimizle, federasyon başkanımızla... Sadece ifademe başvurulmak üzere arandım, ama maalesef çete dediler. Bizim çeteyle, meteyle işimiz olmaz. Çete işi bize yakışmaz. Allah bize böyle bir şey göstermesin. Ben rüşvet vermiş, almış biri değilim. Hep veren tarafta oldum. Hep devlete, okullara, belediyeye, sağlık ocaklarına bir şekilde yardım ettim.''
Adalete, yargıya güvendiğini ifade eden Selim, şunları kaydetti: ''Adalet bir şekilde yerini buluyor. Hakim, mevcut deliller dahilinde Seyfettin Selim'in yargılanmasına gerek yok deyip serbest bırakıyor. 5 yaşında bir oğlum var. Bana (baba sen çete lideri misin) diyor. Çete lideri olan adama bak... 11 ile adımı yazdırmışım. 3-4 şehit ailesine maaş veriyorum. Adapazarı'nda 3 tane okul, 2 tane cami yaptırmışım. Benim, çete lideri olduğumu bilip, rüşvet verdiğimi bilip de bunu ispatlamayan şerefsizdir, namussuzdur. O kim olursa olsun ispatlamazsa şerefsizdir, namussuzdur. Ben Kırkpınar'ın ağasıyım, Türkiye'nin ağasıyım. Bir tane binbaşı orada şov yapıyor. Olayla ilgili 31 kişi var. En öne beni çıkartıyor, yanıma da MHP'li gencecik çocuğu veriyor. Tam bir çete havası veriyor. Varsa elinde bir evrak ispatlasın. O veya bir başkası. Kim olursa olsun. Çünkü, bizim korkumuz yok. Bizim amacımız Kırkpınar'a hizmet etmek. 3-4 çakal için ata sporumuza, güreşimize zarar vermeyeceğiz. Hepimiz bir şekilde ekmek yiyoruz. Kırkpınar'a da meraklı biri değilim. Taksitimi yatırmak için geldim. Paramı yatıracağım. Bu kadar yıpranmayı ben de istemezdim. Kırkpınar'a güzel şeyler yapmak istiyorduk. Türkiye'deki sağcısı, solcusu, MHP'lisi, CHP'lisi Kırkpınar'ı seviyor. Bu sene bunu gördük. Bu tarihi sporumuzu geliştirmek istiyorduk. Amacımız, seneye daha iyisini yapmak. Türkiye'de adalet var. Adalete yargıya güveniyorum.''
Selim, konuşmasının sonunda, Kırkpınar Ağalık ücretinin ilk taksiti olan 83 Bin TL'yi nakit olarak Sedefçi'ye teslim etti.